Ana içeriğe atla

reklam

ÖNCELİĞİMİZ İNSAN VE MÜŞTERİ MUTLULUĞU...

17.11.2016 - 13:46

Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, “Yaptığımız iş, tamamen insana dayalı. Yerel perakendeciler olarak bulunduğumuz bölgelerde kurduğumuz bağ ile ayakta kalabiliyoruz. Bunun için yaptığımız her işte ‘insan’ ve ‘müşteri mutluluğu’ önceliğimiz” diyor.

Perakende sektörünün 2016 yılı performansını değerlendirir misiniz? Rakamlara baktığımızda karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor?
Bu yıl birçok sektörde olduğu gibi perakendede de durağan bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Sektörümüz önceki yıllara nazaran farklı bir performans sergiledi. Önümüzdeki iki ayın canlı geçmesini bekliyoruz. Ancak bugünden değerlendirme yapabilmemiz mümkün. 2016, tüm sektörlerde olduğu gibi perakende için de zor ve farklı bir yıl olarak hatırlanacak. Ramazan bereketinin hemen ardından demokrasimize yapılan melun kalkışma hareketi ülkemizi, tüm vatandaşlarımızı derinden etkiledi. Bu durum, genelde sakin geçen yaz sezonunu daha da tahmin edilemez hale getirdi. Yaz sezonunu takip eden dönem ise, ertelenen tatiller, okulların açılma tarihleri ile çakışması ve Kurban Bayramı etkisi, alışveriş alışkanlıklarının değiştiği bir dönem olarak yaşandı. Özellikle satışların beklentilerin altında kalışı, planlanan yatırım ve kâr hedeflerinin değiştirilmesine yol açtı. İndirim perakendeciliği sayısal büyümesine devam etti. Ancak sektörde büyümede bir yavaşlama gözlendi. 
Yaşanan bu gelişmeler ışığında gündeme gelen “bekle-gör” yaklaşımı ile sektör oyuncuları da yatırımlarında piyasaların dengelenmesini beklemeyi tercih etti. Görüşümüz, bu dikkatli duruşun bir müddet daha devam edeceği yönünde. Dönemsel etkilerde daha dayanıklı olan gıda perakendeciliği, maliyet odaklı yaklaşımla 2016’yı tamamlayacaktır.

“REKABETTE ÖNE ÇIKMANIN TEK YOLU MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ”
Perakende sektöründe kendini gösteren rekabet ortamında firmaların ön planda yer alabilmek amacıyla hangi stratejileri uygulamaları gerekiyor?

Tüm sektörlerde olduğu gibi perakende sektöründe de rekabet her zaman olacak. Önemli olan kurumların rekabetin yoğun olduğu dönemlerde işin temeline inip, müşterilerine odaklanmaları. Tüm stratejilerin temelinde müşteri var. Rekabette öne çıkmanın tek yolu ise müşteri memnuniyeti. Rakiplere ve onların taktiklerine odaklanmak, perakendeciyi müşterisinden ve çalışanından uzaklaştırır. Müşteriler markete geldikleri zaman alıştıklarını, beklediklerini bulmak ister. Rakibe odaklanarak yapılan bir promosyon, kendi müşterilerimiz için bir anlam ifade etmeyebilir. Bu bakımdan oyunu kendi sahamıza çekip, rekabeti en kuvvetli olduğumuz yerde, evimizde yapmalıyız. Kendi müşterilerimiz için ve kendi insanlarımızla.

Sektördeki belli başlı sorunlardan kısaca bahseder misiniz? Çözüm için neler yapılması gerekiyor?
Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), sektörün gelişimine katkıda bulunmak ve sorularına çözüm aramak amacıyla 10 yıl önce kuruldu. Bugün Edirne’den Ağrı’ya kadar yayılan 15 Perakendeciler Derneği altında 337 üyemiz, 3 bin 655 perakende satış noktamız, 2 milyon 329 bin 901 metrekare alanımız ve 70 bine yaklaşan istihdam oranımız ile toplam market grupları içinde yüzde 37’yi aşan payı temsil ediyoruz. TPF ve PERDER’ler olarak müşterilerimizin isteklerini dinleyip, üyelerimizin bölgedeki yer seçimleri, insan kaynağı kullanımı, ürün portföyü ve format konularında uzun mesailer harcıyoruz. Bu süreçte üretici, tedarikçi yakınlaşması için ziyaretler, toplantılar, Türkiye genelinde organizasyonlara imza atıyoruz. Önemli kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını hayata geçiriyoruz. Tek yürek halinde hareket eden zincir marketlerimizle 10 milyar doları aşkın ciroya imza atıyoruz. Kıt kaynaklarımızı en iyi şekilde kullanarak, perakende sektörü için dile getirilen birçok teoriye rağmen sadece müşterilerimiz ile değil, yerel üreticilerimize verdiğimiz destek, tüm paydaşlarımız ile kurduğumuz ilişkilerle ulusallara karşı önemli bir başarı yakaladık. 
Son 10 yılda yakaladığımız başarıları perçinlemek, 2023 yılında 70 milyar liralık ciroya ulaşmak için birtakım desteklere ihtiyaç duymaktayız. Önümüzdeki süreçte maliyetleri dengelemek, yerel zincirlerin ayakta kalabilmesi ve Türkiye ekonomisine daha fazla katma değer yaratabilmek adına belirli nüfusun altındaki köy ve mahallelerde yaşanan plansız şubeleşmenin önlenmesi konusunda devletimizden ve hükümetimizden beklentilerimiz mevcut. Kayıtdışıyla mücadele ve ticaretin kurumsallaşması alanında en büyük destekçi konumunda olan yerel zincirler olarak KDV ile ilgili bir etki analizi, bir düzenleme beklentisindeyiz. Yine perakende sektöründe rekabetin en fazla yaşandığı yaş meyve sebzede fiyat yazma zorunluluğu konusunda bazı adımların atılması için beklentilerimiz mevcut. 
Tüketicileri bilinçlendirme açısından bakıldığında fiyat etiketlemesi doğru bir uygulama olarak konumlansa da market ve tüketiciyi karşı karşıya getiriyor. Sadece alış fiyatını etiketlere yansıtıp, marketlerin gider kalemlerini belirtmediğimiz sürece 1 TL’ye alınan bir ürün 2TL’ye satılıyormuş gibi yanlış bir algıyla karşı karşıya kalıyor. 

“EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATTIK”
TPF olarak perakende sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla ne gibi projelere imza atıyorsunuz? Kısa ve uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Yaptığımız iş, tamamen insana dayalı. Yerel perakendeciler olarak bulunduğumuz bölgelerde kurduğumuz bağ ile ayakta kalabiliyoruz. Bunun için yaptığımız her işte “insan” ve “müşteri mutluluğu” önceliğimiz. 
10 yıl önce yola çıktığımızda “Müşterilerimiz bizden ne istiyor?”, “Yerel perakendeciler olarak bu yarışta nasıl konumlanmalıyız?”, “Nasıl hareket etmeliyiz?” konularını masaya yatırarak uzun dönemli bir strateji planı hazırladık. TPF yönetim kurulu ve PERDER üyelerimiz ve tüm paydaşlarımız ile Türkiye geneline yayılan araştırmalar yapıp, müşteri beklentilerini tek tek dinledik. Ulusal düşünüp yerel hareket eden bir yapıya sahibiz. Bölgesel beklentilere cevap veremediğiniz anda tüketicileriniz taleplerini eksiklerini giderdiği yerden karşılar. Bunun için geniş bir ürün gamını tüketicilerimizin beğenisine sunuyoruz.
Sektörümüzün belki de en önemli sorunlarının başında gelen donanımlı ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak, çalışanlarımızın yaptıkları işleri bir meslek olarak görmelerini sağlamak için bu yılbaşında eğitim seferberliği başlattık. Müşterilerimizin her bölgedeki üyemizden aynı standartta hizmet alabilmesi için 40’a yakın il dolaşıyoruz. Her gittiğimiz ilde kasiyerlerimizden reyonerlerimize; hatta mağaza müdürlerimize kadar tüm personelimizi eğitiyoruz.
Benimsediğimiz ortak inancımız sayesinde, tüm insanlarımıza dokunduk. İletişim kurduk. Yatırımda hız kesmedik. Düzenli gerçekleştirdiğimiz toplantılarla tespit ettiğimiz sorunlara lokal çözümler geliştirdik. Perakende Yasası’nın hazırlanması başta olmak üzere birçok konuda destek vererek sektörümüzde hızlı bir değişime imza attık. Bundan sonraki süreçte de desteklerimizi sürdüreceğiz.

reklam

Yukarı