Ana içeriğe atla

reklam

CEY GROUP KRİZDE YATIRIMA ODAKLANDI LİSANSLI DEPOCULUĞA BAŞLIYOR

15.11.2016 - 17:26

Cey Group Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, 2014’ten bu yana Türkiye’de yatırımların azaldığı bir ortamda, Ceynak olarak yatırımlara devam ettiklerini söyleyerek, “Bana göre en iyi yatırım kriz dönemlerinde yapılan yatırım. Ceynak olarak artık lisanslı depoculuğa başlıyoruz. İlk projenin ihalesini aldık. Türkiye’nin en büyük lisanslı depoculuğunu yapacağız” diyor.

Ceynak Lojistik’in kuruluş öyküsünü ve kurulduğu günden bu yana kaydettiği aşamaları kilometre taşlarıyla özetler misiniz?
Ceynak, ‘Ceyhan Nakliyat’ adıyla Ceyhan’da 1969 yılında kuruldu. 48. yıla girmek üzereyiz. 1980’li yılların hemen başında bölgenin önemli bir lojistik merkezi olmasından dolayı Mersin’e geldik. Mersin’de biraz daha ulusal bazda iş yaparken 1989’da ilk ofisimizi İstanbul’da açtık. Sonrasında Türkiye’nin her bölgesine yayıldık. Depoculuğu, limancılığı ve diğer hizmet alanlarını kendi bünyemizde oluşturduk. Ceynak, Türkiye’nin her bölgesinde özellikle limanlara yakın noktalardaki ticaret kentlerinde yapılanmasını tamamladı. Bölgesel bir nakliye şirketi olarak kurulmamıza rağmen şirketimizi önce ulusal daha sonra ise uluslararası boyuta taşımayı başardık. Daha sonra faaliyetlerimizde limancılık ağır basmaya başladı. Müşterilerimizin ihtiyaçları ve talepleri karşısında depolarımız, tesislerimiz ve silolarımızı hayata geçirdik.      
Cey Group’un bünyesinde 5 tane şirket var. Ana lokomotif şirketimiz; Ceynak. Samsunport şirketimiz, Samsun Limanı’nı işletiyor. Ceyport bugün Türkiye’de 3 liman işletiyor; Ereğli, Tekirdağ ve Akçansa Limanı. Ceymar ve Ceysan adlı şirketlerimiz de faaliyetlerine devam ediyor. 

“BAŞARIMI ÖNCELİKLE ÇOK ÇALIŞMAYA BORÇLUYUM”
Ceynak Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş dünyasında bugüne kadar önemli başarılara imza attınız. İş hayatınızda yakaladığınız başarıyı neye borçlusunuz, başarınızın sırrını açıklar mısınız?

Başarımı; öncelikle çok çalışmaya borçluyum. İşinizi doğru yaparsanız dürüst olarak piyasada anılırsanız, başarı da arkasından geliyor. Hizmet sektörü; insan ve iş yönetme sanatıdır. Müşterilerinizle diyaloğunuzda güvene dayalı bir altyapı oluşturmanız gerekiyor. Çünkü müşterilerinizin milyonlarca malını kendi depolarınızda stokluyorsunuz. Sonuçta onların güvenini de depoluyorsunuz. Onların size teslim ettiği büyük servetleri, büyük değerleri de stokluyorsunuz. Onları sahipleniyorsunuz, koruyorsunuz, her türlü ulaşımını sağlıyorsunuz. Dolayısıyla güven oluşturmak çok önemli.

“19 YAŞIMDA KENDİ İŞİMİN PATRONU OLDUM”
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Nasıl bir eğitim gördünüz, iş hayatına ne zaman başladınız?

1970’li yılların başlarında 13-14 yaşlarımda nakliye şirketinde çıraklık yaparak iş dünyasında çalışmaya başladım. Yaptığım işi sevince ve başarılı olunca bu sektörde devam ettim. Bir yandan çalışırken bir yandan da eğitimimi aksatmadım. Sonrasında 19 yaşında kendi işimin patronu oldum. Üniversiteye ‘patron’ olarak gidiyordum. Eğitim insana ‘özgüven’ katıyor. Bilgi birikiminizle beraber çevre oluşturuyorsunuz. Onunla beraber kendinizi daha rahat ifade edebiliyorsunuz. Eğitimin yanısıra kendinizi piyasa koşullarına karşı geliştirmeniz lazım. Ceynak olarak çocuklarımla beraber yürüttüğümüz bir aile şirketiyiz. Bin 500’e yakın çalışanı olan kurumsal bir şirketiz. Hem aile şirketiyiz hem de kurumsalız. Kurumsallığımızı devamlı geliştirerek devam ettiriyoruz.  

“SAMSUNPORT’U ALARAK LİMAN SAHİBİ OLDUK”
Karadeniz’in en büyük limanı olan Samsun Limanı’nı bünyenize katarak liman yatırımlarına hız verdiniz. Limancılıkta kapasiteniz ve yeni yatırım hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?   

Limancılığın ana faaliyet konusunu ‘lojistik’ oluşturuyor. Limancılık faaliyeti daha önce sadece yükleme boşaltma olarak görülürken bugün diğer hizmetler de devreye giriyor. Malların depolanması, ambalajlanması, dağıtımı, ulaşımı, gümrüklemesi ve taşınması gibi tüm faaliyetleri içerisine alıyor. Sektörde karadaki tecrübemizi limancılıktaki faaliyetlerimizle birleştirerek topyekün hizmet sunan bir konsept geliştirdik. Bu hem bizim açımızdan avantaj oldu hem de limanı işletirken müşterilerimize avantaj kazandırdı. Artık müşterilerimize tüm hizmetleri bir bütün olarak sunuyoruz. Samsun Limanı’na talip olduğumuzda limancılık hizmetlerini kendi bünyemizde yapıyorduk. Samsunport’u alarak kendimiz liman sahibi olduk. Samsunport, bugün özelleşen limanlar içinde en başarılı, en iyi işleyen ve en doğru şekilde yatırım yapılan liman oldu. Zarar eden bir limanı bugün karlı bir liman haline getirdik.  

“KRİZDE YATIRIMA ODAKLANDIK”
Ceynak olarak özellikle limancılık konusunda yeni yatırımlarınız olacak mı?

2014’ten bu yana Türkiye’de yatırımların azaldığı bir ortamda, Ceynak olarak yatırımlara devam ettik. Türkiye’ye güveniyoruz. Kriz dönemlerinde yatırım yapmak yatırımcılara daha fazla kazandırıyor. Bana göre en iyi yatırım kriz dönemlerinde yapılan yatırım. Ambarlı’da büyük bir depolama ve konteyner terminali yapıyoruz. Tamamen kendi özkaynaklarımızla yaptığımız terminal, 52 bin metrekare alanda kurulu olacak ve 2016’da tamamlanacak. 
2016’da İskenderun Hatay Dörtyol’da 41 bin metrekarelik kapalı alana sahip, 29 tane depodan oluşan büyük bir proje gerçekleştirdik. Mersin’de 40 bin metrekarelik tesisimize 10 bin metrekarelik ilave depo yaptık. Yine Mersin’de 300 bin metrekare açık alan, 100 bin metrekare kapalı alana sahip bir terminal yapacağız. İskenderun’da ‘sıvı yağ terminali’ yapacağız. İskenderun’da likit terminal yapacağız. 
Ceynak olarak Türkiye’de 1 milyon 200 bin ton depolama kapasitemiz var. Devletten sonra en fazla depolama kapasitesine sahip olan şirketiz. 
Türkiye, liman bölgelerinde doyuma ulaştı. Bizim Anadolu’da ve iç bölgelerde yapılanmamız lazım. Türkiye tarım politikalarıyla yavaş yavaş kendine yeter hale gelmeye başladı. Artık ithalat yavaş yavaş azalıyor. 
Artık bizim lisanslı depoculuğu yaratmamız lazım. Ceynak artık lisanslı depoculuğa başlıyor. İlk projenin ihalesini aldık. Adana Ceyhan’da 100 bin tonluk silo aldık, onun çalışmalarını yürütüyoruz. 2017’nin Haziran ayında bitirip bunu Toprak Mahsülleri Ofisi ve Türk çiftçisine teslim edeceğiz. Türkiye’nin en büyük lisanslı depoculuğunu yapacağız. Çok güncel bir gelişme, ihalesi daha yeni alındı. Arazi alındı, hemen başlıyoruz. 
Türkiye’nin bugün geçtiği ortamda çok daha fazla yatırıma ihtiyacı var. Ceynak olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya gayret gösteriyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. 

Sunduğunuz hizmetlerde önem vererek uyguladığınız kriterler nelerdir? Hangi büyüme stratejilerini uyguluyorsunuz?
Öncelikle planlı bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Nakit akışımıza çok önem veriyoruz. Mutlaka ödemelerimizin bir adım sonrasının planlamasını bugünden yapıyoruz. Önemli bir insan kaynağımız var. İşadamlığını; insan ve para yönetme sanatı olarak yorumluyorum. O yüzden stratejimizi insanı ve parayı yönetme üzerine kurguluyoruz.

2016 yılını nasıl geçiriyorsunuz, büyüme oranınızı paylaşır mısınız? 2016 yılı sonuna yönelik hedeflerinizi açıklar mısınız?
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir küçülme sözkonusu. İş hacmimiz biraz dış bağlantıyla da ilgili. Karadeniz ve Akdeniz’de önemli yapılanmalarımız var. Buralar işlerimizin oldukça yoğun olduğu bölgeler. İki büyük kriz yaşadık. Irak, Suriye ile Rusya krizi. Müşterilerimizin işleri azalırsa bizim de azalıyor doğru orantılı olarak. Ticaret azaldığı zaman lojistik de azalıyor. Bu yıl bir daralma var ama daralma olmasına rağmen yatırımlarımızda hiçbir zaman hız kesmedik. Her yıl belirli ölçekte büyüyoruz. Bu yıl daralma olmasına rağmen büyüme oranımız en az yüzde 30 artmıştır. Hem özkaynaklarımız var, hem de borçlanma kabiliyetine sahibiz. Piyasadaki daralma, yatırımlarımıza engel olmadı. 

“TÜRK EKONOMİSİ DAHA DA İYİ OLACAK”
İş dünyasının ve ekonominin gidişatına ilişkin görüşleriniz nelerdir? Türkiye ekonomisini nasıl günler bekliyor?

Türkiye ekonomisiyle beraber aslında Türk insanını iyi değerlendirmek lazım. Etrafımızda bu kadar kriz varken, 3 milyonun üstünde Suriyeli mülteci Türkiye’de misafirken, bunların üstesinden gelen ve dimdik ayakta duran, hala yatırım aşkıyla hareket eden bir Türk milleti var. Onun için Türk ekonomisine olumsuz bakmıyorum. Tam tersine ekonominin çok daha iyi olacağını düşünüyorum.

“GENÇLER OKUMALI, ARAŞTIRMALI VE ÇOK ÇALIŞMALI”
Özellikle genç girişimcilere tavsiye ve önerileriniz neler olacak? Gençler nasıl hareket ederlerse başarıya ulaşabilir?

Gençlere okumaları, araştırmaları ve çalışmalarını tavsiye ediyorum. Çalışmadan, üretmeden ve sorgulamadan gençler büyüyor.  Gençlerin herşeyden önce sorgulayan, okuyan, kendini geliştiren bireyler olmaları lazım. Kendini geliştirmeyen gençlerin başarıya ulaşma şansları olamaz. Gençler çok çalışacaklar, mümkün oldukları kadar işte daha fazla zaman geçirecekler. Gençliğin durumunu iyi görüyorum, teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar. Muhakeme ve algı düzeyleri fazla. Ama o enerjiyi üretime, ekonomiye veya yaratıcılığa harcamaları lazım.

Yoğun çalışan birisi olarak bir iş gününüz nasıl geçiyor, güne nasıl başlıyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?
Geç yatıp geç kalkıyorum. Başka programlarım yoksa 16 saat çalışıp 8 saat uyuyorum. Bu 16 saatte aileme de vakit ayırıyorum, çocuklarımla da ilgileniyorum. Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’ndaki görevlerimi de yapıyorum. Kesinlikle eve iş götürmüyorum. 

“İŞ DÜNYASINDA SOSYAL BİR İNSANIM”
Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’ndaki görevlerinizden ve çalışmalarınızdan kısaca bahseder misiniz?
İş dünyasında sosyal bir insanım. Birçok STK’da görev yapıyorum. TÜSİAD üyesiyim, TÜRKONFED Başkan yardımcısıyım. SEDEFED’in başkanıyım. Sahip olduğum bilgi birikimini paylaşarak bu bilgi birikiminin çoğalmasını sağlamak durumundayız. Bu işin en doğru yeri STK’lardır. Kuruluşumuzdan bugüne kadar olumlu örnek olmaya çalıştık. Hep Türkiye’de ilkleri yapmaya gayret gösterdik. İşimizle ilgili olan tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Bunlar sektörün de gelişmesine faydalı oluyor.   

reklam

Yukarı